|
1937 yılında Leverkusen, G.Farben laboratuarlarında ki çalışmalarında öncülük yaparak poliüretan polimerlerine yön veren Otto Bayer, herhalde bu çalışmalarının bu kadar yaygın olarak hayatın her alanına gireceğini tahmin edemezdi. 1950 yılından sonra ticari olarak kullanılır hale gelen poliüretanlar, yalıtım, ulaşım,ayakkabıcılık,tekstil,inşaat,mobilya ve birçok alanda hayatımızın parçası olmuştur. |
Bir poliüretan polimerinin ilk temel parçası izosiyanattır, iki izosiyanat grubu içeren moleküller diizosiyanat diye adlandırılırlar. Izosiyanatlar, aromatik diphenylmethane diisocyanate (MDI) veya toluene diisocyanate (TDI) gibi veya alifatik hexamethylene diisocyanate (HDI) veya isophorone diisocyanate (IPDI) gibi-olarak klasifiye edilebilirler. İzosiyanat seçimleri moleküler yapıları, %25 NCO içerikleri, işlevsellikleri ve viskozitelerine göre seçilmelidirler…
Ikinci temel parça ise poliollerdir, iki hidroksil grubu içeren moleküller diol diye, üç hidroksil grubu içeren moleküller triol diye adlandırılır. Propylene oxide (PO) veya Ethylene oxide türevlerinden genişletilmiş poliollere polyether polyol,poliesterefikasyon işlemi ile form verilen polioller ise polyester polyollerdir. Poliollerin en önemli karakteristikleri moleküler yapıları , molekül ağırlıkları, hidroksil sayıları, işlevsellikleri ve viskoziteleridir…
Bir üretan dizisinin oluşumu bir izosiyanat grubunun (NCO) bir hidroksil (alkol) grubuyla reaksiyona girmesiyle oluşur.Poliüretan ise üretanın polyol (polialkol) ve polyizosiyanatın katalist ve diğer katkı maddelerinin varlığı ile çoklu reaksiyonu sonucunda oluşan zincirlerdir. |
|